24 Ocak 2008 Perşembe

Mercimek Köftesi



Bir zamanlar Antep'li bir ailenin geliniydim. Antep yemeklerinin ününü, lezzetini anlatmak için sayfalar dolusu yazmak gerekir. Yemeklerin tadı; hazırlanma aşamasındaki özen, malzemeler ve zorluk ile orantılı... Ne kadar uğraştırırsa o kadar leziz oluyorlar, tecrübe ile sabit:) Gerekli malzemeler büyük bir özen ile seçiliyor. Aslında hepimiz böyle yapıyoruz, ancak Antep yemekleri için seçimler biraz farklı. Siyah et (çiğ köftelik yağsız et) şuradan, simit (ince bulgur) buradan, meşhur Antep peyniri senenin Nisan ayı mahsülü vb. vb...
Sevgi Anne, eski eşimin annesi, yemekleri yaparken dikkatle izlerdim. Eklemelerin sırası var, yolu yordamı var.
Özetle: Farklı... Lezzetli... Acı... Kırmızı...
Bir çoğumuzun severek yediği mercimek köftesinin Sevgi Anne tarifini vereceğim sizlere. Canım çekti vallahi, hafta sonu yapmak farz oldu artık.

Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek veya sarı mercimek
1+1/2 su bardağı ince bulgur (simit)
Biber Salçası
Domates Salçası
1 baş kuru soğan
Toz kırmızı biber
Pulbiber
Sıvı yağ veya zeytinyağı
1 bağ taze soğan
1 demet maydanoz
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Mercimek ayıklanır, tencereye konur ve üzerine 1 parmak çıkacak kadar su eklenerek orta harlı ateşte haşlanır. Mercimekler şişip pişince ocak kapatılır, tuz/vegeta eklenir ve tahta kaşık yardımı ile iyice "özenir" (ezilir). Kıvamı bozadan biraz daha kalın olmalı ve bulguru ıslatacak kadar sulu kalmalı. Bulgur eklenir ve tencerenin kapağı kapatılarak bulgurun suyu içmesi için bir kenarda bekletilir. Diğer tarafta soğan doğranır, yağda pembeleşinceye kadar kavurulur. Salçalar, toz kırmızı biber eklenir ve karıştırılır. Taze soğanlar ve maydanozlar incecik kıyılır. Ilınmış bulgurlu mercimek yoğurulur, hazırlanan salçalı soğanlar eklenir, pulbiber konur ve yoğrulmaya devam edilir. İstenirse tuz ilavesi yapılır. Malzemeler bütünleşince kıyılmış yeşillikler eklenir. Şekil vererek servis edilecek tabağa dizilir. Fazla olacağını düşünüyorsanız top halinde birleştirip (baba topağı), üzerini strech-film ile örterek 1-2 saat bekletebilirsiniz.
Bir ipucu : Yeşillikler eklendikten sonra çok fazla yoğurmamanızı öneriyorum. Taze soğan ve maydanozlar diriliklerini fazla kaybetmemeli...

Servis Önerisi:
Mercimek köftesini yeşil salata/atom salata yaprakları ve limon dilimleri ile servis edebilirsiniz. Limon genelde çiğköfte eşliğinde verilir ancak mercimek köftesini limon sıkarak yemek isteyen de olabilir. Yanında bol köpüklü ayran ve açık ekmek (lavaş diyebiliriz) ile de servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun !

Terbiyeli Domates Çorbası

Öyle çok fazla çorbasever biri değilim, belki de eskiden çok fazla pişirdiğim içindir kimbilir :) Domates çorbasının yeri ayrıdır ama... Şöyle kıvamlı,varsa üzerine biraz kaşar peyniri rendesi eklenmiş, buram buram domates kokan ve bembeyaz zarif bir kasede servis edilen çorbaya kimse hayır diyemez, ben bile... Temel çorba tariflerine bazı eklemeler yaparız hepimiz, farklı lezzetler yakalamaya çalışırız. Vereceğim tarife istediğiniz, yakışacağını düşündüğünüz eklemeleri yapabilirsiniz.
Benim ölçülerim yarı göz kararı yarı bardak yarı kaşıkla biliyorsunuz artık.

Malzemeler:
Un
Yağ (sıvı+margarin karışımı kullanabilirsiniz)
Domates salçası
1 bütün yumurta
1 su bardağı süt
3-4 damla limon suyu
1 bardak su
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Yağ ve un, un kokusu çıkana kadar orta harlı ateşte kavurulur. Domates salçası ve su eklenir, kaynatılmaya başlanır. Ayrı bir kapta 1 yumurta çırpılır. Süt, limon suyu ve 1 bardak su eklenerek karıştırılır. Kaynamakta olan çorbadan bir kaşık alınır ve bu karışımın içine eklenerek yumurta alıştırılır. Tel süzgeçten geçirilerek pişmekte olan çorbaya ilave edilir. Tuz/vegeta eklenir ve kaynatılır.

Servis Önerisi:
Klasik sunum bildiğiniz üzere rende kaşar ile. Zaman zaman kruton ile de servis ediyorum. Eğer seviyorsanız çorbayı kaseye aktardıktan sonra üzerine bir tatlı kaşığı pesto sos ekleyebilirsiniz, farklı bir lezzet oluyor.

Afiyet olsun !

Mamelika

İrmikli tatlılar, diğer tatlılara oranla daha az yapılıyor gibi sanki. Revani en çok bilinen irmikli tatlılardandır. Vereceğim tarifi nereden aldığımı hatırlamıyorum. Tatlının ismi ilginç gelmişti yalnız, araştırmıştım. Aynı isimde bir yemek var ! Aslında mıhlama... Tereyağı ile kavrulan mısır ununun içerisine kaşar peyniri ilavesi ile hazırlanıyor, taze soğan ile birlikte çok güzel oluyor. Neden bu tatlıya aynı isim verildiğini inanın bilmiyorum. Belki de kıvam olarak aynı oluyordur. Gerçekten çok hafif ve lezzetli bir tatlı, hazırlama aşaması biraz uzun sürüyor ama değiyor :) Bir gün önceden yapılırsa lezzeti daha iyi oturuyor.

Malzemeler:
1 lt süt
1 su bardağı irmik
6 çorba kaşığı toz şeker
200 gr. fındık veya ceviz (irice dövülmüş)
hindistan cevizi (isteğe bağlı)
tarçın
bir fiske tuz

Yapılışı:
Süt derin bir tencereye konur, irmik, bir fiske tuz ve şeker eklenir. Orta harlı ateşte kaynayıncaya kadar karıştırılarak pişirilir, devamlı karıştırmak gerekiyor. Kaynayınca karıştırma bırakılıp kısık ateşte 10 dakika daha pişirilir. Pişen karışımın yarısı istenilen formda bir cam kaba boşaltılır. Üzerine irice dövülmüş fındık veya ceviz ayrıca istenirse hindistan cevizi de konur. Kalan karışım üzerine boşaltılır. Biraz ılınınca buzdolabına kaldırılır. Servis etmek için tabağa ters çevrilir, üzerine tarçın serpilir.

Servis Önerisi:
Bu tatlıyı dilerseniz muhallebi koyduğunuz kaselere tek porsiyonluk olarak da hazırlayabilirsiniz. Ben genelde biraz derin yuvarlak bir cam kasede hazırlıyorum bu tatlıyı. Önce kaseye strech-film veya buzdolabı poşetini ortadan ikiye bölerek koyuyorum ki, tatlıyı servis edeceğim tabağa ters-yüz ederken kaseye yapışıp kalmasın... Servis ederken çilek, kivi gibi meyve sosları ile sunabilirsiniz.

Afiyet olsun !

20 Ocak 2008 Pazar

Soslu Tavuk

Sevdiğim bir büyüğümden öğrendiğim bir tariftir. Kalabalık bir ailenin babaannesi... Eskiden tavuğun istenilen parçası alınamazdı, bütün satılırdı hep. Sofrada but seven üçüncü kişi olursa iki but üçe bölünürdü ya da alınırken iki tavuk alınırdı. Şimdi istediğimiz kısmı alabiliyoruz, kolaylık oldu bence. Bu yemeği tavuğun istediğiniz kısmı ile yapabilirsiniz, ancak göğüs eti ile daha iyi oluyor. Piştiğinde biraz kuru olur o kısım, bilirsiniz. Eklenenler ile daha leziz hale geliyor. Barbekü tavuğa benzetti bir keresinde bir arkadaşım (Salçasını kendi damak zevkime göre fazla koymuştum o sefer, sanırım bu yüzden). Baharat miktarını isteğinize göre belirleyebilirsiniz. Hemen bir ipucu : Bu yemeği karnıyarık tenceresinde hazırlıyorum, daha iyi pişiyor.

Malzemeler:
1 takım göğüs eti
2 çorba kaşığı yoğurt
2-3 diş sarımsak
1/2 çorba kaşığı Biber salçası
1/2 çorba kaşığı Domates salçası
Limon suyu
Toz şeker
Zeytinyağı
Kimyon
Karabiber
Pulbiber
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Tavuk göğüs eti iyice yıkanır, zarları ve varsa kalan kıkırdaklar temizlenir. Kağıt havlu ile fazla suyu alınır. Oldukça iri parçalar halinde doğranır ve bir tabağa aktarılır. Yemeğin pişeceği tencerenin içerisine yoğurt, ezilmiş sarımsaklar, bir miktar zeytinyağı, salçalar, tuz/vegeta, biraz toz şeker, birkaç damla limon suyu ve baharatlar konur, karıştırılarak kalın bir sos elde edilir. Bu sosa doğranmış tavuk etleri katılır ve birlikte karıştırılır (Bu aşamayı elle yapmanızı tavsiye ederim, sos etlere daha iyi bulanıyor böylece). Tencere yaklaşık 1 saat kadar buzdolabında bekletilir. Süre dolduğunda tencere ocağa konur biraz oda sıcaklığında bekletilir ve son bir kez içindekiler karıştırılır. Sonra orta harlı ateşte, tavuk etleri suyunu bırakıp çekene kadar pişmeye bırakılır. Bundan sonraki aşama isteğe bağlı... Etlerin yanmamasına dikkat ederek biraz kuvvetli ateşte 5-6 dakika tutuyorum bazen, mangalda hazırlanmış gibi oluyor.

Servis Önerisi:
Klasik sunum beyaz pirinç pilavı ile... Ancak bu yemeği istediğiniz tür bir pilav ile sunabilirsiniz. Patates püresi, ıspanak püresi vb gibi püreler eşliğinde de servis edebilirsiniz. Hatta yine bir seferinde ertesi gün kalan parçaları ince şeritler halinde doğrayıp kendimce bir sezar salata denemesi yapmıştım. Acılı sezar :)

Bir uyarı: Tavuk eti ile çalıştıktan sonra eller su ile çalkalanmak yerine mutlaka sabun ile yıkanmalıdır, çünkü bu et diğer etlere oranla daha hızlı bakteri edinmeye eğilimlidir.

Afiyet olsun !

16 Ocak 2008 Çarşamba

Krem Şokola (İncim Tatlısı)

Tatlı yemek için hep bir bahanemiz olur. Canımız sıkılır yeriz, seviniriz yeriz, bayramlarda bol bol tüketiriz. Tatlıların tadı en iyi aç karnına çıkar diyorum, başka da birşey demiyorum :) Denediniz mi hiç bilmiyorum ama açken daha güzel ve leziz gözüküyorlar gözüme. Komik bir sır vereceğim : Küçükken midemde tatlı için ayrı yer var sanırdım. Ne yersem yiyeyim mutlaka tatlıyı alacak bir yer vardır diye düşünürdüm. Nasıl? :)
Bizdeki tatlılar da diğer yiyecekler kadar süslü olur, ah aaaahhhh. Çok sevdiğim ve erkenden uğurladığımız büyük teyzemin yaptığı tatlılardan birinin damağımda ayrı bir yeri vardır, krem şokola. Teyzemin adı İnci'ydi, kendisine İncim derdim. Onun anısına bu tatlının adını İncim Tatlısı koydum. Severek yersiniz umarım. Yaparken bir de sevgilerinizi gönderirseniz eminim çok mutlu olur.

Malzemeler:
1+1/2 çay fincanı toz şeker
1/2 çay fincanı buğday nişastası
1 yumurta
4 çorba kaşığı kakao
1+1/2 kg. süt
1 fiske tuz

Yapılışı:
Yumurta ve şeker birlikte karıştırılır, içine buğday nişastası ve kakao elenir ve karıştırmaya devam edilir. Bir fiske tuz ve süt eklenir. Orta harlı ateşte kaynatılmaya başlanır. Muhallebi kıvamına gelene kadar, karıştırarak pişirilir.
Kaselere paylaştırılır ve ılınınca buzdolabına kaldırılır (Evde kalan çikolata varsa rendeliyorum ve pişirme aşamasında karışıma ekliyorum,tavsiye ederim).

Servis Önerisi:
Bu tatlıyı dilerseniz meyve eşliğinde sunabilirsiniz. Kaselerin önce yarısına kadar tatlıyı doldurun biraz donmasını bekleyin, üzerine evde kalan kek parçaları veya varsa bisküit koyun. Sonra tekrar tatlı ile kaplayın. Soğuduktan sonra üzerlerine dilediğiniz bir meyveyi ya da meyveleri dilimleyin, biraz hindistan cevizi serpin öyle servis edin.

Afiyet olsun !

Mayonez

Annemin mutfakta ne kadar becerikli bir hanım olduğundan uzun uzuuuunnn bahsetmiştim size. Biz küçükken sağlıklı büyümemiz için hazırlanabilecek herşeyi evde yapardı. Kolayı bile... Ev kolası :) O nasıl birşey diyorsunuz, duyuyorum. Meyankökü şurubu tabii ki :) Soğutulmuş ve cam şişelere doldurulmuş olarak buzdolabımızda her zaman bulunurdu. Bizim nesil saftır biraz, benim yaşımda olanlar ne demek istediğimi anlar. İnanırdık vallahi, bayıla bayıla içerdik ev kolasını :)))
Evde yapılanlardan biri de mayonezdi. Dışarıdan alınmazdı ki zaten böyle şeyler, genelde evde hazırlanırdı. Havuçlar, patatesler, bezelyeler, yumurtalar ayrı ayrı tencerelerde haşlanır. Mümkün olduğunca hepsi aynı büyüklükte doğranır. Evde yapılmış salatalık turşusu varsa o da diğerleri ile aynı boyda doğranır... Tavla zarı büyüklüğünde... Sonra hepsi bir kapta birleştirilir, tuzu konur ve 1-2 kaşık ev yapımı mayonez ile harmanlanıp servis tabağına alınırdı. Üzerine mayonez dökülüp bıçak yardımı ile düzlenip istenilen şekilde süslenirdi. Mis gibi amerikan/rus salatası... Arasındaki fark yok sanıyordum ama varmış. Yumurtalı olursa rus, olmazsa amerikan deniyormuş. Hmmm, yoksa tam tersi miydi? Hay allah karıştırdım. Doğrusunu öğrenip yazarım mutlaka. Şimdi alıyoruz hazır garnitürleri, tabağa koyup üzerine hazır mayonezi de ekleyip salata yaptık diyoruz. Oluyor tabii ki, ama tat bambaşka... Birçoğunuzun, edindiğiniz tarifleri yazdığınız bir defteriniz vardır, benim de var. Bu akşam o defteri karıştırırken annemin verdiği mayonez tarifini buldum o yüzden yazmaya karar verdim. Diyorum ya hep, bizim evde çoğu tarif göz kararıdır. Siz yine hazırlamak istediğiniz şekilde miktarı belirleyeceksiniz.
Kıvamı tutturmak zordur bilirsiniz ancak bu tarif her zaman tutar. Beni hiç utandırmadı :)

Malzemeler:
1/2 su bardağından bir parmak fazla buğday nişastası
1 bardak su
1 bütün yumurta
1 su bardağı zeytinyağı
Sirke
Limon suyu
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Buğday nişastası su ile orta harlı ateşte koyulana kadar karıştırılır (Nişasta çabuk dibini sarar bilirsiniz, bu aşama çok önemli o yüzden) ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra nişastanın yarısı rondo'ya alınır. 1 yumurta, 1 su bardağı zeytinyağı, biraz sirke, birkaç damla limon suyu, tuz/vegeta eklenir ve koyulaşana kadar çırpılır. Nişastanın diğer yarısı ile de aynı miktar diğer malzemeler rondo'ya alınır ve karıştırılır. Cam kavanoz veya cam bir saklama kabına alınıp buzdolabına konur.

Afiyet olsun!

15 Ocak 2008 Salı

Kızartmalar

Ne çok severiz şu kızartmaları... Patlıcan, kabak, biber, havuç ve saymakla bitmeyecek diğerleri... Birkaç kişi bir araya geldiğimizde yaptığımız " Aman canım zararlı aslında, kalorisi yüksek " benzeri sağlıklı sohbetlerden çok kısa bir süre sonra bile canımız çektiğinde hemencecik hazırlayıverdiğimiz şeyler...Yaz mevsiminde dolaptan eksik etmediklerimiz, pikniklere giderken baş köşede olanlar... Davet sofralarında bile şekil şekil kendine yer bulan lezzetler... Ben havuç kızartmasını çok severim mesela. Hepsi ayrı güzel, ancak havuç başka:)
Çeşit çeşit soslar hazırlarız birlikte yemek için. Acılı-acısız, sarımsaklı-sarımsaksız, yoğurtlu-yoğurtsuz... Nasıl severseniz.
Hepinizin mutlaka bildiği iki tarif eklemek istiyorum. Biri sos diğeri de kızartma için hamur (Hamurun tarifini uzun bir süre önce bir yemek dergisinde görmüştüm, ancak hangi dergi olduğunu kayıt etmemişim defterime... Miktarlarını değiştirmişim notlarıma göre). Sostaki malzemeler göz kararı. Hazırlayacağınız kızartma miktarına ve damak zevkinize göre siz belirleyeceksiniz.

1- Kızartma Sosu:

Malzemeler:
Domates
Sarımsak
Zeytinyağı
Sirke
Tuz/Vegeta

Yapılışı :
Domatesler iyice yıkanır. Ortalarından kesilir ve biraz sıkılarak çekirdekleri bir kaseye çıkarılır. Sosun hazırlanacağı tencereye domatesler rendelenir . Zeytinyağı eklenir ve orta harlı ateşte kaynatılmaya başlanır. Tuz/Vegeta ve sirke eklenir.
Sarımsaklar küçük küçük doğranır ve pişmekte olan domatese eklenir (Ezmek isterseniz yapabilirsiniz ancak küçük parçalar halinde olunca sos daha güzel oluyor). Domates suyunu çekince sos pişmiş demektir.

Bir-iki öneri: Rendelediğim domateslerin kabuklarını atmıyorum, çıkardığım çekirdekler ile birlikte tel süzgece koyup tencerede kaynamakta olan rendelenmiş domateslerin üzerine sıkıyorum. Böylece domateslerin suyunu da kullanmış oluyorum. Sos daha lezzetli oluyor. Sebzeleri kızartmaya devam ederken sosu hazırlarsanız eş zamanlı bitirmiş olursunuz. Servis edeceğiniz tabağa sıcak sebzeleri koyup sonra sosu üzerine döküp birlikte ılınmalarını sağlayın. Bu şekilde kızartmalar sosu daha fazla içine çekiyor. Hmmmm, çok leziz :)

2- Kızartma Hamuru:

Malzemeler:
1 çay bardağı un
1 çay bardağı nişasta (mısır nişastası daha iyi oluyor)
1 çay bardağı soda/madensuyu
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Un ve nişastayı birlikte bir kaba eliyoruz, sonra yavaş yavaş sodayı/madensuyunu ekleyerek karıştırıyoruz. Tuz/Vegeta ekliyoruz. Topak kalmayana kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Dilerseniz mikser ile karıştırabilirsiniz. Yoksa çırpma teli ile de oluyor. Kıvamı krep hamurundan birazcık daha akışkan olmalı. Kızartma yapılacak sebzeleri bu hamur ile buluyoruz ve fazlasını akıtıp sebzeleri kızgın yağa atıyoruz.
Kızartmalar pofuduk pofuduk oluyor.

Afiyet olsun!