zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2008 Cumartesi

Zeytinyağlı Çalı Fasulye


Annemin kulakları çınlasın :D
Melek'iiimmmm, çalı fasulye pişirdiiiimmm !!!!!
Kesin gülecektir bu yazımı okuduğunda, neden mi? Çalı fasulye ayıklamaktan nefret ederdim ve her seferinde kaçardım !!! Yemesine yerdim ama...
Gerçekten çok severim tadını, ah bir de o ayıklaması olmasa, ancak sanırım artık alıştım. Kenarlarını al, kalınsa üç şerit inceyse iki şerit halinde doğra. İyi ki çok kalabalık bir ailem yok. Bir kiloluk fasulyeyi ancak bu şekilde yapabiliyorum. İnsan isterse herşeyi yapar diyorsunuz, duyuyorum. Haklısınız.
Gelelim tarife...

Malzemeler:
1 kg. çalı fasulye
2 adet orta boy kuru soğan
3 adet domates
1 baş sarımsak
1+1/2 tatlı kaşığı toz şeker veya 2 adet kesme şeker
Tuz/vegeta
1 çay bardağı zeytinyağı
1+1/2 su bardağı kaynar su

Yapılışı:
Çalı fasulye yıkanır, yukarıda bahsettiğim şekilde doğranır. Kuru soğanlar yemeklik, domatesler irice doğranır. Bir baş sarımsağın varsa dış kabuğu ve püskülleri alınır (Dişlerin ayrılmaması lazım).
Tencereye zeytinyağı konur, ısıtılır, soğan eklenir ve biraz döndürülür. Domatesler eklenir ve 5 dakika soğanlar ile birlikte pişirilir. Doğranmış çalı fasulyesi tencereye alınır, 10 dakika boyunca sulunu salıp hafif çekene kadar soğan ve domatesler ile birlikte pişirilir (Arada fasulye dağıtılmamaya özen göstererek karıştırılır). Sarımsak tencerenin ortasına yerleştirilir.
Fasulyenin rengi koyulaşınca tuz/vegeta, şeker serpilir ve fasulyeleri biraz kapatacak kadar kaynar su konur. Önce orta harlı ateşte kaynayana kadar tutulur, sonra ocak kısık ateşe getirilerek yaklaşık 40-45 dakika pişmeye bırakılır.

Servis önerisi:
Yemeği pişen tencerede soğumaya bırakıyoruz. Eğer ertesi gün tüketecekseniz sofraya oturmadan yaklaşık bir saat önce buzdolabından çıkartırsanız daha iyi olur, biraz soğunu atar böylece. Servisten önce üzerine hafif zeytinyağı gezdiriseniz tadı ala olur :)

Afiyet olsun!

30 Mart 2008 Pazar

Fava

Muhteşem bir lezzet daha... Alicaaaaannn, cancanım kulakların çınlasın : fafa ::))
Meze olarak da tüketilen favayı ya seversiniz ya da sevmezsiniz. Böyle bir yemektir. Belki vardır, ancak olsa yerim ama aramam diyeni görmedim, duymadım. Ben hep sevenlerdenim :) Sık pişerdi evimizde, özel misafirler olduğunda soframızı süslerdi. Annemin tarifini yazıyorum size.

Malzemeler:
2 su bardağı kuru bakla
1/2 su bardağı zeytinyağı
2 adet orta boy kuru soğan
1 tatlı kaşığı toz şeker
3 bardak su
1 limon
Dereotu
Tuz/Vegeta

Yapılışı:
Bu yemeğin hazırlığı biraz uzun sürüyor ama değiyor. Kuru baklayı bir gece önceden ıslatmalısınız. Daha önce yazmıştım, baklagiller bazı bünyeleri zorlar :) Önüne geçmek için ıslatırken içerisine birkaç adet top karabiber atıyorum, biraz da karbonat ekliyorum. Böylece gaz üretme riskini sıfırlıyorum. Kuru baklayı biraz büyük bir tencerede ıslatırsanız iyi olur, kuru fasulyeden daha fazla kabarıyor çünkü.
Bir gece önceden ıslatılmış kuru baklanın suyu dökülür, içerisindeki top karabiberler çıkartılır ve bir kez daha sudan geçirilir. Soğanlar ince doğranır veya rondo'dan geçirilir. Dereotu yıkanır ve ince kıyılır.
Büyükçe bir tencereye zeytinyağı konur, ısınınca soğan eklenir ve biraz döndürülür. Islatılmış kuru bakla, şeker, limon suyu, tuz/vegeta ve 3 bardak su eklenir. Yaklaşık 1 saat kadar orta harlı ateşte pişirilir. Sürenin sonunda baklalar yumuşamamışsa biraz daha su eklenerek kaynatmaya devam edilir. İyice yumuşayınca el blender'ı ile ezilir, dereotu eklenir ve karıştırılır.
Derin bir kaba biraz zeytinyağı konur ve çevrilerek yağ dağıtılır. Ezilmiş ve dereotu eklenmiş bakla bu kaba yavaşca dökülür. Ilınınca buzdolabına alınır ve en az 2 saat bekletilir.

Servis Önerisi:
Favanın en güzel sunumu, baklava dilimi halinde kesilerek yapılandır. Ancak siz dilediğiniz biçimde kesebilirsiniz. Yine servis öncesi üzerine biraz zeytinyağı gezdirip biraz da ince kıyılmış dereotu eklerseniz görüntü süper olur.

Afiyet olsun !

Zeytinyağlı Havuç

Mevsimim geldi :) Bol bol zeytinyağlı yemek pişirmeye ve yemeye başlarım artık. Nedense Nisan ayı geldiğinde hep böyle olur bende. Vardır bir hikmeti :)
Havuç içeren her yemeği çok seviyorum. Sıcak, soğuk, salata, kek... Tadı çok hoşuma gidiyor. Şekerli bir sebze olduğunu biliyorum, az tüketmeye çalışıyorum ama çok güzel naapim :) Geçenlerde kek yapmıştım Gözde'cim için biliyorsunuz. İki dilimini kendime ayırmıştım tat testi için :)
Şimdi yazacağım tarif yıllar önce tembellik sonucu ortaya çıktı aslında. Amacım zeytinyağlı pırasa pişirmekti. Dikilitaş'ta oturuyordum o zamanlar. Beşiktaş-Ihlamur'da meşhur cumartesi pazarı kurulur bilirsiniz, eskiden dipteki bölümde köylü pazarı denen ksım da olurdu. Taze otlar, sebzeler, yumurtalar, güzel peynirler getirirlerdi. Hep onlardan alışveriş yapardım.
Yakın olmasına rağmen o kadar üşendim ki o gün pırasa almak için gitmeye. Aklıma da koymuşum yapacağım diye. Evde havuç vardı, birşey pişirdim işte :)

Malzemeler:
1 kg havuç
1 kahve fincanı pirinç
1 orta boy soğan
Dereotu
Tuz/Vegeta
Zeytinyağı
1 bardak su

Yapılışı:
Yine tüm malzemeleri hazırlamanızı öneriyorum. Havuçların kabukları soyulur, soğan incecik doğranır veya rondo'dan geçirilir. Dereotu yıkanır, kurulanır ve ince kıyılır. Tencereye önce zeytinyağı ile birlikte soğan konur ve pembeleştirilir. Verev doğranmış havuçlar eklenir ve biraz yumuşayıncaya kadar birlikte sotelenir. Daha sonra su, tuz/vegeta eklenir. Havuçlar yumuşayınca pirinç eklenir, 15 dakika kadar orta harlı ateşte pişirilir. Ocaktan alınır ve tencerede ılınınca dereotu eklenir.

Servis Önerisi:
Her zamanki gibi yemeği tabağa alınca üzerine biraz zeytinyağı gezdirin. Hem yemeğin tadı daha çok ortaya çıkıyor hem de pırıl pırıl bir görüntüsü oluyor.

Afiyet olsun!

Zeytinyağlı Taze Bakla

Zeytinyağlı yemekleri çok severim. Taze bakla ise listemin başlarında yer alır. İç bakla daha çok tüketiliyor gördüğüm ve duyduğum kadarı ile, ancak taze baklanın o güzel dokusu da ayrıdır bence.
Çok sevdiğim, konuşamadığım ve/veya göremediğim zamanlarda gerçekten rahatsız olduğum bir dostum var : Charlie, yani Şenol. Onun kadar muhteşem yemek yapan bir insan daha yok... Annemden sonra :) Ortaköy'de " Meddah " isimli orijinal hediyelik eşyalar ve takılar yer alan bir dükkanı var Şenol'un. Cadde üzerindeki sinegogun arka duvarının orada. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın, takıları da kendi yapıyor. Aynı yemekleri gibi, çok güzeller...
Geçen hafta Cumartesi günü ona taze bakla pişirdim, çok sever. Ancak bir türlü teslim edemedim. Hafta arası götürecektim, ofisten hep geç çıktım. İçime dert oldu, bugün yeniden pişirip teslim edeceğim :) Candostuma bir haftalık yemek götürecek değilim ya, umarım beğenir. Diğeri ne mi oldu? Tabii ki ben yedim :)
Gelelim tarife:

Malzemeler:
1 - 1,5 kg taze bakla
Limon
Dereotu
1 çay kaşığı tuz/vegeta
1 çay kaşığı toz şeker
1 iri boy kuru soğan
1 çorba kaşığı un
1+1/2 bardak su
Zeytinyağı

Yapılışı:
Baklayı ayıklamadan önce diğer hazırlıkları bitirmenizi öneriyorum. Önce limonlu ve tuzlu su hazırlayın, ayıkladığınız baklaların beklerken kararmaması için... Daha sonra ayrı bir kapta 1 çorba kaşığı limon suyu, tuz/vegeta, toz şeker ve 1 çorba kaşığı unu 1+1/2 bardak su ile iyice karıştırıp bir sos hazırlayın. Dereotunu yıkayıp, kurulayın ve incecik kıyın. Soğanı incecik doğrayın veya rondo'dan geçirin. Tüm ön hazırlıklar tamamlanmış oldu böylece.
Baklaları doğrayın, daha önce hazırladığınız limonlu-tuzlu suya atın. Bu suda iyice yıkayın ve sonra bir kez daha su ile durulayın. Pişireceğiniz tencereye bir kat bakla bir kat doğranmış soğan ekleyin, malzemeler bitene kadar bu şekilde devam edin. En üste yine daha önce hazırladığınız unlu sosu tekrar karıştırarak dökün, zeytinyağı ekleyin. Tencerenizin iç ebadına uygun bir tabağı iç kapak olarak koyun. Tencerenin kapağını kapatın ve orta-kısık arası ateşte pişirin. İnce kıydığınız dereotunu yemek piştikten ve biraz ılındıktan sonra ekleyin.
Önemli : Yemek pişene kadar kapağı kesinlikle açmayın, açarsanız baklalar anında kararıyor.
Bir ipucu : Kapağı cam bir tencere ve iç kapak olarak da cam bir tabak kullanıyorum. Böylece pişme aşamasını takip etmem kolay oluyor.

Servis Önerisi:
Taze bakla sarımsaklı yoğurt ile yenir, çok da güzel olur. Sunacağınız tabağa yemeği koyduktan sonra az miktar zeytinyağını üzerine gezdirin böylece lezzeti daha da artar.

Afiyet olsun!

3 Şubat 2008 Pazar

Zeytinyağlı Yer Elması

Yer elması çok faydalı bir kış sebzesidir. Besin değeri olarak patatese yakındır ancak nişasta içermediği için kalorisi çok düşüktür. Yer elması yumruları bol miktarda inülin (çözünebilir lif) içerir ve inülin direkt kalın bağırsağa geçtiği için glisemiyi ve kan şekerini yükseltmez. Bu nedenle şeker hastaları rahatlıkla yer elması tüketebilir.
Anne sütünü artırır, safra kesesine faydalıdır, idrar söktürücüdür (Gaz üreten bir bağırsak yapınız varsa, pişirirken tencereye top karabiber eklemenizi öneriyorum, sebzenin yaratabileceği sorunu en aza indiriyor. Aynı uygulamayı baklagiller için de yapabilirsiniz). Bu sebze aynı zamanda bir vitamin deposu... A ve C vitamini, ayrıca bol miktarda fosfor, demir ve kalsiyum içeriyor. Romatizma, gut hastalığı ve sindirim rahatsızlıkları yaşanlara yer elması yemesi öneriliyor.
(Kaynaklar: www.piyaleform.com; www.bitkisel-tedavi.com; www.uslanmam.com/ziraat-tarim/115255-yer-elmasi.html)

Ülkemizde ağırlıklı olarak zeytinyağlı yemek şeklinde tüketilir, bazen de kış türlüsüne eklenir. Tadı şekerlidir, enginarı andırdığını söyleyebiliriz.
Ben zeytinyağlı olarak hazırlıyorum. Satın alırken küçük yumruları alırsanız daha iyi, soyarken biraz zorlanıyor insan ancak küçük yumrulardan yapılan yemek daha leziz oluyor.

Malzemeler:
500 gr yer elması
1 adet orta boy kuru soğan
1 adet havuç
1 adet küçük patates
1 kahve fincanı pirinç
Birkaç damla limon suyu
Birkaç adet top karabiber
Zeytinyağı
Tuz/Vegeta
Dereotu

Özel Not:
Yer elması yumruları bekletilirse kararıyor, aynı kereviz gibi. Bu nedenle yumruları soymadan önce diğer hazırlıkları bitirmenizi öneririm. Ayrıca cam bir kaba biraz limonlu su hazırlarsanız iyi olur, doğradığınız yer elmalarını bu suya atarak kararmalarını önlemiş olursunuz. Zeytinyağlı yemeklere şeker ekleriz pişirirken ancak yer elması şekerli bir sebze olduğu için eklemiyoruz.

Yapılışı:
Soğan yemeklik, havuç istenilen şekilde doğranır (Küçük olursa daha iyi, daha çabuk pişiyor). Dereoyu kıyılır. Tencereye zeytinyağı konur, ısınması beklenir ve soğanlar eklenir. Pembeleşince doğranmış havuç eklenir ve pişirilmeye devam edilir. Havuçlar da yumuşayınca yer elmaları, küp doğranmış patates, pirinç, tuz/vegeta, birkaç damla limon suyu ve top karabiber eklenir. Üzerine çıkacak kadar su konur. Tencere kapağı kapalı olarak ve kısık ateşte yaklaşık 15-20 dakika pişirilir. İndirmeye 5 dakika kala kıyılmış dereotu eklenir. Pişen tencerede soğutulur.

Servis Önerisi:
Eklenen top karabiberleri, servis öncesi küçük bir kaşık yardımı ile toplayabilirsiniz, karabiber ekleme sebebini yazmıştım :) Yer elmasını servis edeceğiz tabağa aldıktan sonra üzerinde biraz zeytinyağı gezdirin ve dereotu ile süsleyin.

Afiyet olsun!