bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2008 Çarşamba

Bake Shop Beşiktaş

Geçen hafta sonu çok güzel geçti, uzun zamandır bu kadar keyif aldığım bir cumartesi günü olmamıştı. Bake Shop Beşiktaş'ı hepiniz biliyorsunuzdur, bilmeyenlere ise en en en kısa zamanda bilmeleri gerektiğini söyleyeceğim :)
İnanılmaz sıcak ve samimi insanlar, müthiş güzellikte ve pozitif bir mekan. Güle oynaya kurabiye süsleme teknikleri dersi yaptık, ben tabii ki öğrenciydim... Öğretmenim ise : Işıl, nam-ı diğer Hanimiş... Birçok şey öğrendim aynı zamanda da haftanın stresini attım. Herkese tavsiye ediyorum bu ve benzeri kurslara katılmayı... Hele bir de gerçekten konuya merakınız varsa tadından yenmiyor :)
Ayşem Hanım'ın fotograf makinesi ile resimler de çektirdik, eklediğim fotograf ise ofiste Duygu arkadaşımın cep telefonu kamerası ile çektiğimizdir. Hepsini tüketmeden önce belgeleyelim istedik.

















Bake Shop Beşiktaş'a ulaşmak ve/veya etraflı bilgi almak isterseniz : www.bakeshoptannotlar.blogspot.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sevgiler...

1 Şubat 2008 Cuma

Çikolata Yapım Kursu

Geçen sene bir vesile ile çikolata yapım kursuna gittim. İstanbul / Taksim-Beyoğlu'nda Chef's İstanbul Mutfak Atölye'sine... Megavizyon'un yanında İstiklal Kitapevi'nin üzerinde bu atölye... Çok sıcak bir ortam.
Uğraşılan malzeme çikolata olunca tabii ki çok keyifli geçiyor süre, daha doğrusu nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Birçok şey öğrendik, zaman zaman bazı eklemeler yaparak deniyorum evde... Övgüler aldım-alıyorum, benden söylemesi :)) Vakit yaratıp böyle kurslara mutlaka katılın derim. Hem günün stresinden uzaklaşıyor insan hem de yeni yeni şeyler öğreniyor.

Ayrıntılı bilgiye " www.chefsistanbul.com " sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle.

Zeytin ve Zeytinyağı

Zaman zaman tarifler haricinde bazı bilgileri de sizler ile paylaşmak istiyorum. Aktarımlar, paylaşımlar herkesi geliştirir diye düşünüyorum. Birşeyler hakkında bilgi edinmek çok önemli, insan tazelendiğini hissediyor :) Diğer bir tazelik kaynağı da zeytinyağı. Kalorili evet, ancak dengeli tüketildiğinde sağlık için çok faydalı. Özellikle Akdeniz Mutfağı'nın vazgeçilmezi... Ailemde de zeytinyağının yeri ayrıdır. Ayvalık çok sık gittiğimiz, çocukluğumun ve gençliğimin güzel günlerini yaşadığım bir yerdir. Oradaki vakıf üretimi zeytinyağını tavsiye edebilirim. Tabii ki birçok markanın özel ve güzel üretimi var. Damak zevkinize göre seçimi sizler yapacaksınız. Vikipedi'de yer alan zeytin ağacı ve zeytinyağı hakkında okuduğum bilgiyi aktarıyorum size :

Zeytin ağacına ilişkin mevcut en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir.

Tarih, zeytinyağı üretimine ilişkin en belirgin izlerin Akdeniz’in tam ortasındaki Girit Medeniyeti’ne, M.Ö. 4500 yıllarına dek uzandığını göstermektedir.

Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diğer kavimlere yayılmasında en önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca. Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler'in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.

Aslında zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan'ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir.


İlk bölümünü paylaştım sizler ile, uzun bir yazı. Devamını merak edenler için " tr.wikipedia.org/wiki/Zeytinyağı "

Zeytinyağı mutfağınızdan eksik olmasın :)

31 Ocak 2008 Perşembe

Makarna

Makarnalar... Bir solukta sayılamayacak kadar çok çeşidi var. Makarna dendiğinde ilk aklımıza gelen ülke İtalya hiç kuşkusuz, ancak farklı uygarlıklarda da rastlanmış. Makarnanın tarihi ile ilgili bilgi araştırırken Diba Makarna'nın internet sayfasında (www.dibamakarna.com) rastladığım bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. :

İtalyanların “pasta – spaghetti”, Amerikalıların “spaghetti - noodles – macaroni”, İngilizlerin “pasta –macaroni”, Almanların Teigwaren - Spaetzli, Çinlilerin “mein”, Japonların “udon” adının verdikleri makarnanın kökenleri konusunda farklı fikirler üretilmiş olsa da, makarnanın tek bir kişi tarafından bulunmadığı ortak görüştür.
Makarnanın doğuş izlerine birkaç uygarlıkta birden rastlanabilir: Etrüsk ve Roma başta olmak üzere, Arap ve Çin uygarlıkları. Bazı Etrüsk mezarlarında makarna yapım aletleri bulunmuştur. Ev yapımı bu tür makarna, düz ve şeritler halinde kesilmiştir (daha sonra Romalılar tarafından “lagana” olarak adlandırılan bugünün lazanyası). Romalı yazar Apicius’un M.S.1. yüzyılda yazdığı de re coquinaia adlı kitapta bugünkü lazanyanın ilk tarifi yer alır.
Keşif gezilerinden çok önce bile makarnanın İtalya’da kullanılıyor olması, Marco Polo’nun Çin’den getirdiği pek çok yeniliğin arasında makarnanın yer almadığını gösterir. Ancak makarnanın antik dönemlerden (M.Ö. 1700-1100) beri Çin’de de kullanıldığı bilinmektedir.
19. yüzyılın sonuyla 20. yüzyılın başı arasında, makarna üretim teknolojisi değişmeye başladı. Makarna üretimi yüzyıllardır elle yoğurulan hamur kesilerek ve yine elle şekillendirilen parçalar güneşte kurutularak gerçekleştiriliyordu. 1890’da, sadece Cenevre eyaletinde, 62’si Porto Manrizio yakınında yer alan, 222 makarna fabrikası bulunmaktaydı. Bu fabrikaların yıllık ortalama üretimi 100.000 kg’dan fazla değildi.
İnsanların ilk makarna fabrikası ile tanışmaları çok eski değildir. Çin ve İtalyanlardan sonra makarna A.B.D.‘ye de girdi. İlk makarna fabrikası Brooklyn’de Fransız Antoine Zerge tarafından kuruldu. Birleşik Devletler’in ardından İsveç, Almanya, İngiltere’ye ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm dünya ülkelerine yayıldı.


En iyi ve en lezzetli makarnalar durum buğdayından hazırlananlar oluyor genelde. Zaten Türk Gıda Kodeksi Makarna Tebliği’ne göre makarnanın mutlaka durum buğdayından irmik ve su karışımından yapılması gerekmekteymiş. Besleyici ve ekonomik bir gıda maddesi olmasından dolayı, ekmekten sonra en çok tüketilen besin maddesi makarna imiş (yine Diba Makarna sayfasındaki bilgiye göre).

Tabii ki ben de genel eğilimi bozmak istemeyenlerdenim :) Makarnayı çok seviyorum. Sizlere ilerleyen günlerde bol bol makarnalı lezzetler tarifleri aktaracağım.

Sevgilerimle.